6 Mayıs 2021 Perşembe

Youtube Pandemide Bu Salak Oyun Reklamını Sürekli Yayınlayarak Ne Yapmaya Çalışıyor

 


Bu salak reklamı görmeyen yoktur. Sinirlerimizi hoplatan bu ucube oyun ve reklamı ile adeta sinir harbi yaşıyoruz her seferinde. 

Biraz merak ettik ve gelin sorgulayalım. Pandemide karantina da bu reklamı sürekli yayınlayarak bize ne yapmaya çalıştığını anlamıyoruz Youtube'un...?

Muhtemelen bu salak oyun reklamı ile sinirlerimizi bozarak bize Premium üyelik satmaya çalışıyorlar. Çünkü sürekli bu reklam çıkıyor. Sizce sebep nedir? Lütfen aşağıda yorumlara yazınız.

Açıkcası biz vimtre.com olarak, bu reklam videosunun pandemide eve kapanan ailelerde kötü etkileri olacağını, özelikle evli çiftlerde kötü şeyleri tetitkleyeceğini düşünüyoruz.  Bu sebeple Twitter üzerinden bu konuda bu reklamın yayınlanmaması konusunda kampanya başlatacağız.

#removethisshit hashtag ini kullanacağız. Lütfen sizde fikir ve önerilerinizi yazınız. Ve twitterdakı protestomuza katılınız.

 

İçerik Sponsoru : vimtre.com

5 Mayıs 2021 Çarşamba

Üreticide 1 TL Halde 3 TL Pazarda 5 TL Markette 10 TL'nin Çözümü


Yine bir üretici toptancı sebze haberleri ile sarsıldık. 17 günlük tam kapanma sebebiyle semt pazarları açılmadığı için elde kalan sebzeler, üreticiler/toptancılar tarafından para etmediği söylenerek çöplere döküldü.

Yıllardır yarayan bir kana pardon kanayan bir yara bu. Esprisi bile çok kötü ama çözümü kimse söylemiyor. Oysa çözüm çok basitti ve maalesef bu yapılmadı ve hala yapılmıyor.

Evet, çözüm çok basit; Akdeniz ile Marmara arasına yük treni hattı yapılması

Aslında fahiş fiyat denen şeylerin sebebi söylendiği gibi de değil. Sebze ve meyveler aracılar yüzünden fahişleşmiyor. Tek bir ana sebebi var, o da pahalı nakliyat. 3. köprününde açılması ile beraber bu nakliyat giderleri katlandı çünkü kamyonlar 100 km fazladan yol yapıyorlar ve ayrıca 3. köprüye 200 tl para ödüyorlar.

Şimdi kaba bir hesapla kamyon şoförünün maaşı, akdeniz ile marmara arası 700 km yolun benzin masrafı ve İstanbul'a girişteki ücretleri toplarsak, aslında 50 kuruşluk domatesin 3-4 katına bile sadece nakliye giderleri ile ulaştığını tahmin edebiliriz. Yani 50 kuruşluk domates İstanbul'da hale gelince zaten 1,5-2 tl maliyete erişiyor.

Bundan sonraki süreçte de eğer markete gidecekse bu bir gider yine veya pazara gidecekse bu da bir nakliye gideri Sonuç olarak 50 kuruşta kilo başına bu gideri sayarsanız domates 2-2.5 lira oluyor. Bunu üzerine hal gideri aracıyı da koyarsanız fiyat 3-3.5 TL olacaktır ve pazarda bu domatesi satanlar 5 liraya satıyorlar daha çok satıp sürümden kazanırken ama marketler 7-10 liraya kadar çıkıyorlar ziyan olacakları da hesaplayıp fiyata ekleyince.

Eğer Akdeniz - Marmara arası nakliye gider yük treni çözümü ile düşürülürse, 50 kuruşluk domates en fazla 1 TL'ye gelecek ve halden çıkışı en fazla 1.5 tl olacak pazarda satış fiyatı 2.5 markette ise 4-5 tl olacaktır. Yani fiyatlar %50 düşecektir.

Akdenizden Marmara'ya ve en azından Doğu Anadolu'nun başlangıcı olan Sivas'a kadar en azından iki yük treni hattı yapılırsa buraya üreticiden çıkan ürünelr kamyon yerien yük treni ile daha ucuz ve çevreci ve güvenli şekilde ulaştırılabilir

Tabii buna kamyon şöförlerinin işini elinden almak olarak bakılacağı için karşı çıkılacaktır ama bununda çözümü var.

İstanbul veya Akdenizde yük treni olan noktada yükleme ve boşalma depoları kurulacağı için burda 1000'lerce şöför çalışabilri sabit olarak. 

İstanbul'da özellikle hem Halkalı civarında hemde Pendik civarında İBB tarafındna yapılıp işleticek tren hattı civarında olacak iki yeni ile ki bunlar soğuk hava deposu veya yer altı deposu şeklinde inşaa edilebilir buralarda Akdeniz'den gelen ürünler sağlıklı şekilde muhafaza ediliğ ve avrupa ve anadolu yakasına servis edilebilir.

Sonuç olarak, ulaşım gider ve buna ek olarak aracılar yüzünden sebze ve meyve piyasasının nakliyecilerin ve hacilerin keyfine bırakılmaması gerekiyor. Sebze ve meyve tedariğide temel bir ihtiyaçtır ve bu tür bir tren taşımacılığı ile Ulaştırma Bakanlığı ve belediyeler bünyesine sorun çok kolayca çözülebilir.


 


1 Mayıs 2021 Cumartesi

NBA'de 4'lük Hatta 5'lik de Olabilir!

NBA'de son 5 yılda yaşanan üçlük çılgınlığı ve uzun mesafe üçlük çılgınlığı akıllara "NBA'de 4'lük hatta 5'lik de olmalı mı?" sorularını getiriyor. Bunun çözümünü sizler için düşündük.

Evet, olur ve hatta çok güzel olur; şöyle ki, orta sahaya yakın bir yerden tepeden, üçlük çizgisi arasında yarı sahayı dikey olarak bölen birer çizgi çekilerek burdan atılan şutlar 4'lük sayılabilir.  Böylece üçlük mesafesini çok aşan şutların hakkı verilmiş olur. 

 

Diğer yarı´sahadan atılan şutlar ise, hayli hayli 5'lik sayılabilir. Bu basit ve herkesin yapamaycağı bir şey ise, yapanlara hakkı verilmeli. Çünkü basketbolda basketlerin değeri en çok mesafe olarak ağırlıkla veriliyor, örneğin serbest atış sayısı en yakın yerden atıldığı için 1 sayı ve sonrasında 2 lik ve daha uzaktan 3 lük. O zaman neden sahanın diğer kalanını kapsayan mesefaler için farklı şut değerleri belirlenmesin 4'lük ve 5'lik gibi.

NBA yönetimi belki özellikle 80 sonrası NBA'in tarihi gereği bir bütünlük olsun diye belki bunu istemeyebilir, ama talep ve mantık bunu zorluyorsa bu yapmalılar. 


 İçerik Sponsoru : alanisabeti.com


30 Nisan 2021 Cuma

Şehirlerdeki Ağaç Katili Park ve Bahçeler Yetkilieri

 

Fotoğraftaki ağacın hikayesi internette çok dolanır malum, kıyılıp kesilmez ve bina ona göre inşaa edilir. Ama gelin görün ki, aynı zamanlarda İstanbul'un veya başka şehirlerin insan mezarlıkları olduğu gibi birde ağaç mezarlıkları vardır; bu mezarlar yolların kenarı kaldırımlar, apartman kenarları ve bahçeleri ve parklardır ve buralarda dalları nerdeyse köklerine kadar kesilmiş dev veya küçük ağaç mezarlıkları vardır.

Bu ağaçları katletmeye ise genelde ağaç düşmanı bir apartman yöneticisi/sakini veya park ve bahçeler yetilisi karar verir ve uygulayıcıları bazen apartmanlarda direkt katil apartman sakinidir/yöneticidir veya kapıcıdır veya park ve bahçelerde çalışan işçidir.

Sonuç aynıdır; o ağaçlar kesilir katledilir ve özenle büyük büyük veya küçük dalları toplanır ve geriye bir daha dallarına kuş konamayacak dev veya küçük kütükvari 2-3-5 metrelik gövdeler kalır. 

Bu katil o kadar iyi insanlardır ki, iyilik olarak ağacı köküne kadar kesmezler ama bir daha dal vermeyecek şekilde adeta ibret olsun diye öylece bırakırlar.

Bu iş o kadar profesyonelce ve örtbas edici şekilde yapılır ki, buna bazı belediyeler "derin budama" derler sorduğunuzda yada polen yüzünden.  Bu aşağıdaki resimde gördüğünüz ağaç Küçükçekmece Belediyesi tarafından bu kış vinçle çıkılıp bu kışın kar yağarken bir anda kesilmiştir yanındaki diğer ağaçlarla beraber sebepsizce yok edilmiştir canları ve güzellikleri.


Sonuç olarak, bir daha asla güzeliğine kavuşamayacak şekilde tahta ve kütük ağaç cesetleri kalır. Ve bir soru gelir akla; madem kesilecektirler ve insan sağlığına zararlıdırlar o zaman bu ağaçlar neden dikilir  çünkü çoğusu 2000'lerde dikilmiştir.?

Ve asıl şu soru akla gelir ve bu katiller şunu düşündürtür insana, "ağaca bunu durduk yerde yapanlar insana neler yapmazlar?"



25 Nisan 2021 Pazar

Erkekler İlişkilerde İnce Düşünemez Önermesi Doğru mu?

Evet baylar ve bayanlar. Bu yanlis bir önerme bence... Erkekler de ince düşünür; tek farkı bunu söylemezler. Çünkü söylediklerinde başlarına fazladan iş alacaklarını bilirler.

Modern kadınlar doğası gereği, kendini ilişkide daha esas unsur saydığı için ve bu yüzden sürekli kapris yapma kendini erkeğe göre daha fazla nimetten sayma halleri ile yaşar ilişkiyi ve sürekli ince düşünülüp kendilerine hizmet edilmesini beklerler... Ama şuna inanın, eğer erkekte eğer ince düşündüğünü gösterirse, o zaman inanın iliski olmazdı. Çünkü hiçbir erkek tek taraflı bu kadar yüzük altına girmez eğer kadın Adriana Lima değilse.

Bu anlamda erkek her zaman kendine yeni ve sonsuz fatura çıkmasından kaçınmak için, ince düşünmekten kaçar ve bu bazı erkeklerde odunlaşmaya yani kütükleşmeye kadar gider bu. Bu elbette tehlikelidir ve romantizmi dolayısıyla ilişkinin ruhunu özünü kaybetmeye yol açar. Bu noktadan sonra zaten ilişkide olmaz, bir tür "trade" yani "takas" olur ilişkide yapılan her şey.

Sonuç olarak, burda temel nokta kadının ne kadar hem kadın hemde erkek ruhu taşıdığı ile ilgilidir. Belki görmüşsünüzdür, anadoludan yaşlı teyze ve amcalar çıkar ve gerçek aşk yaşıyorlardır ve konuştuklarında hangisinin erkek hangisinin kadın olduğu belli olmaz üslüp olarak; çünkü ilişkideki romantizm ortak olarak paylaşılmıştır. Kadın kapris yapan ve kendini olmazsa olmaz saymamıştır.

Örnek olarak bunu bu videodan görebilirsiniz.