4 Nisan 2021 Pazar

Coğrafya Değil Anne ve Baba Kaderdir


Yeni nesil dünyayı daha yakından takip edebildiği için Türkiye'de olmaktan çok mutsuz. Bulunduğumuz coğrafyadaki savaşlardan, ekonomik sıkıntı, kişisel özgürlük ve refahtan memnun olmadıkları için "Coğrafya kaderdir"e çok inanmaya başladılar.


Birisi de "anne baba kaderdir" demiş. Çok etkileyici, hele özellikle şu günlerde herkesin ağzına sakız olan "coğrafya kaderdir" sözünün zihnimize kazınmaya çalışıldığı şu dönemde farklı bir bakış açısı sunuyor...

Evet, aslında coğrafya tek başına kader değildir, anne ve babanız yani aileniz daha çok kaderinizdir. Çünkü onlarla yaşarken onlardan alıyorsunuz tüm hayat vizyonunuzu, derslerini ve yapabileceğinizin sınırlarını.

Eğer siz bunu görüp hayatınızla ilgili bazı gerçekleri zamanı geldiğinde özellikle 18 yaşından sonra hızla değiştirmeye çalışmazsanız, evet maalesef hep coğrafay kaderdir bahanesi sizin için çok final bir kanaatolacak ve sizi pes etmiş ve mutsuz insanyapacaktır.

Türkiye ve dünyada insanlar ağaçta veya toprakta yetişmiyor, herkes bir anne ve babadan oluyorlar.

Bizi biz yapan şeyleri, anne ve babamızdaki genlerden veya ailemizle yaşadığımız yıllardımızdaki onlardan gördüklerimizdenalıyoruz. Yani kaderimiz diye baktığımız herşey, ailemizde anne baba veya kardeşlerimizle yaşadığımız süreçte bizi şekillendiren şeyler.

Coğrafya ile kast edilen kader, yani çevresel şartlar ise daha ekstrem(uç) şeyler için geçerli olmalıdır, mesela Gazze'de yaşamak gibi ve burada "coğrafya kaderdir"den kast edilen şey, kişinin ekonomik ve özgürlük sınırlarıdır... Yani Gazze'de yaşıyorsan özgür değilsindir ve ekonomik şartlar hep bir sınırdadır ve hayatın tehlikede gibidir.

Sonuç olarak, "coğrafya kaderdir"den kastımız kısmen olmalıdır ve hayat tamamen sadece ekonomi veya özgürlük değildir. Hayatta insanı mutlu ve iyi kılan başka şeylerde vardır coğrafyanın sunduğu ekonomik ve özgürlüklerden başka ; aklen ve bedenen sağlıklı olmak, sevdiklerinle olmak, huzur için olmak vb. bir çok vardır.

Bu neden önemlidir, çünkü eğer sade "coğrafgya kaderdir" dersek, o zaman Finlandiya veya İsveç'te neden doğmadığımızı düşünerek, bunu hayat memat meselesi yapıp, sürekli isyan modundan olacağızdır. Bu ise, bizi sadece kişisel bir buhran içinde yaşatır ve hiçbir şey yapmak istemeyiz kendi hayatımız için.

Eğer iyi bir ailedeyseniz bu sizin için en güzel kaderdir aslında. Değilseniz de dışarda kendinize başka kuracağınız kendinize ait bir yeni ve iyi bir hayat seçeneğide hep vardır 18 yaşından sonra. Yeter ki, isyan etmeyin ve kendinize haksızlık etmeyin ve en güzel şeyleri hak ettiğinize inanın ve daha çok üretmek ve paylaşmak için çalışın ve yıllarınızı boşa harcamayın.

Kader dediğimiz şey, bir şeylerin birikerek ulaştığı sonucun adı aslında.. Biz yıllar içinde ailemiz veya çevremizden birike birike oluşan şeylerin kötü bir sonucunu yaşadığımızda ona karşı kader deriz. Aynı şekilde bu kader üst üste konarak gelişen iyi bir sonuçta olabilir. Bu da kaderdir..

Kötü sonuçları ve mevcut durumlara değil, iyi sonuçlara ve mevcut iyi şeylere de kader diyebiliriz. Demek oluyor ki, kaderimiz bizim özverili ve dürüst ve iyi çabalarımızın sonunca iyi de olabilir. Buna inancımızı korumak zorundayız eğer iyi bir insan olmak istiyorsak.

Evet siz onlardan bağımsızlığınızı elde edene kadar kaderiniz bir anlamda anne babanız ve onlardan aldığınız gen ve onlarla yaşarken elde ettiğiniz kişilik özellikleridir. Ama bunları reddetmekte büyük oranda sizin elinizdedir. Çünkü reşit olduktan sonraki yıllardaki çabalarınız ve yapacaklarınız anne ve babanızdan aldıklarınızdan sizi farklı bir yere götürecektir.

Yeter ki buna inanın ve hayatınıza dair yapacağınız şeylerin büyük ve belirleyici kısmının size ait olduğunu görün.

0 yorum:

Diğer Projelerimiz